Genel Bilgi
Hava ve Uzay Hekimliği; havacılık ve uzay ortamında görev yapan personelin sağlık, performans ve güvenliğini korumayı amaçlayan, Hiperbarik Oksijen Tedavisi uygulama yetkisine sahip tıbbın özel uzmanlık alanlarından biridir. Bu disiplin; pilotlar, hava trafik kontrolörleri, uçuş ekipleri, paraşütçüler ve uzay görevlerinde yer alan personelin fizyolojik ve psikolojik sağlık durumlarını değerlendirir.
Hava ve Uzay Hekimliği uygulamaları kapsamında; uçuşa elverişlilik muayeneleri, hipoksi, hızlanma (G kuvveti), basınç değişiklikleri, irtifa ve uzay ortamının insan vücudu üzerindeki etkileri, uçuş stresleri, sirkadiyen ritim bozuklukları ve acil durumlara tıbbi hazırlık gibi konular ele alınır.
Bu alanda verilen sağlık hizmetleri; uçuş güvenliğini artırmak, görev sırasında oluşabilecek sağlık risklerini en aza indirmek ve personelin görevlerini güvenli şekilde sürdürebilmesini sağlamak amacıyla, bilimsel ve uluslararası standartlar doğrultusunda yürütülmektedir.
Tarihçemiz
Hava ve Uzay Hekimliğinin temelleri, 20. yüzyılın başlarında havacılığın gelişmesiyle atılmıştır. Uçakların daha yüksek irtifalara ve daha uzun mesafelere ulaşması, insan vücudunun bu yeni çevre koşullarına verdiği tepkilerin bilimsel olarak incelenmesini zorunlu kılmıştır.
I. ve II. Dünya Savaşları sırasında askeri havacılığın hızla gelişmesi, Hava ve Uzay Hekimliğinin ayrı bir uzmanlık alanı olarak şekillenmesine önemli katkı sağlamıştır. Bu dönemde; oksijen yetersizliği, basınç değişiklikleri, hızlanma kuvvetleri ve pilot performansı üzerine yapılan çalışmalar artmıştır.
1950’li ve 1960’lı yıllarda uzay çalışmalarının başlamasıyla, Hava Hekimliği kavramı genişlemiş ve Uzay Hekimliği ortaya çıkmıştır. Astronotların uzayda maruz kaldığı ağırlıksız ortam, radyasyon, izolasyon ve uzun süreli görevlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri araştırılmaya başlanmıştır.
Türkiye’de Hava ve Uzay Hekimliği alanındaki gelişmeler, özellikle askeri havacılık ve sivil havacılık faaliyetleriyle paralel olarak ilerlemiş; eğitim, muayene ve araştırma faaliyetleri kurumsal bir yapı kazanmıştır. Günümüzde bu alan; ulusal ve uluslararası standartlar çerçevesinde, uçuş ve uzay güvenliğine katkı sunan önemli bir tıp dalı olarak gelişimini sürdürmektedir.
05 Ocak 2026