1-7 Nisan Kanser Haftası
20 Eylül 2022

 Kanser Haftası K.jpeg
1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında hastanemizde kurulan standlarda vatandaşlarımızı bilgilendirmeye devam ediyoruz.
 
Kanser İçin Risk Faktörleri Nelerdir?
Değiştirilebilen ve değiştirilemeyen belli bir tür kansere yakalanma olasılığını artıran her şey risk faktörüdür. Risk faktörleri temelde dört grupta toplanabilir.
 
Davranışsal Risk Faktörleri: Sigara içmek, diyet, egzersiz ve alkol tüketimi gibi risk faktörleridir.
Biyolojik Risk Faktörleri: yaş, cinsiyet ve ırk gibi fiziksel özelliklerdir. Fiziksel ve biyolojik özelliklerin, kanser için risk faktörü olup olmayacağı, kanserin tipine bağlıdır.
Cinsiyet: Bazı kanser türleri cinsiyetle ilişkilidir. Örneğin prostat bezi sadece erkeklerde olduğu için, prostat kanseri erkeklerde görülür. Meme kanseri hem kadın hem de erkeklerde görülebilir, ancak kadınların meme kanserine yakalanma riski daha yüksektir.
Yaş: Pek çok kanser türünde risk yaş arttıkça artar.
Cilt: Sarışınlarda cilt kanseri daha sık görülmektedir.
 Çevresel Risk Faktörleri: Yaşadığınız ya da çalıştığınız yerlerdir. Ev ya da iş yerinde bulunan bazı maddeler, kanser riskini artırır. Asbest, radon, hava kirliliği, UV radyasyon, sigaraya maruz kalma çevresel risk faktörlerindendir. Koruyucu maddelerin bir kısmı kanser riskini artırabilir.
 Genetik Risk Faktörleri: Genetik Risk Faktörleri, aileden kalıtımsal olarak geçen genlerle ilişkilidir.
 
Aile üyelerinden birinde genç yaşta kanser teşhis edilen bireylerde, üç veya daha fazla kuşakta aynı tip kanser öyküsü bulunanlarda, anne veya baba tarafından üçten fazla kanser olgusu bulunan kişilerde ve aile bireylerinden birinde iki veya daha fazla farklı tip kanser bulunan bireylerde kanser gelişme riski yüksektir.
 
Aile bireyleri arasından birden fazla kişide aynı tip kanser olsa bile bu kalıtımsal olmayabilir. Kanserin kalıtımsal olduğundan şüphe ediliyorsa genetik tarama testleri yapılmalıdır.
 
Kanser Belirtilerine değinecek olursak;
 Açıklanamayan kilo kaybı: Birçok kanserin; özellikle mide, pankreas, yemek borusu (özafagus) kanseri ve akciğer kanseri gibi; ilk belirtisi açıklanamayan kilo kaybıdır.
Ateş: Kanserde sıklıkla görülür fakat genelde ileri evre kanserler ile birliktedir. Kan kanseri ve lenf bezi tümörlerinde ise başlangıç belirtisi olarak ortaya çıkabilir.
Halsizlik: Kan kanseri veya kansızlığa neden olabilen mide veya kalın bağırsak kanseri gibi kanserlerde erken ortaya çıkabilir. Halsizlik kanserin seyrini tahmin etme konusunda önemli bir bulgudur.
Ağrı: Kemik veya testis tümörlerinde ilk belirti olabilir ama genelde ileri evre kanserlerde olur
Memede veya vücutta hissedilen kitleler: Özellikle meme, testis, lenf bezi veya yumuşak doku tümörleri cilt altında bir yumru veya şişlik ile hissedilebilir.
Cilt değişiklikleri: Cilt tümörleri haricinde iç organ tümörlerinde de görülebilir. Bazı kanserlerde sarılık, ciltte koyulaşma veya ciltte kızarıklık görülebilir.
Kanama: Olağan dışı kanama birçok kanserde erken veya geç dönemde ortaya çıkabilir. Balgamda kan görülmesi akciğer, dışkıda kan görülmesi kalın bağırsak, idrarda kan görülmesi idrar torbası (mesane), zamansız vajinal kanama ise rahim veya rahim ağzı (serviks) kanserinin belirtisi olabilir.
Dışkılama veya idrar yapma alışkanlığında değişiklik: Uzun süreli kabızlık, ishal veya dışkı boyutunda değişiklik kalın bağırsak kanserinin ilk belirtisi olabilir. İdrar yaparken sancı, idrarda kan görülmesi veya idrar yapma sıklığının değişmesi prostat veya idrar torbası (mesane) kanserinin ilk belirtileri olabilir.
Öksürük ve horlama: İnatçı ve geçmeyen öksürük akciğer kanserinin horlama ise gırtlak (larinks) kanserinin ilk belirtileri olabilir.
Ben ve siğillerdeki değişiklikler: Vücudumuzda yıllardır mevcut olan bir ben veya siğilde şekil, boyut veya renkte yeni ortaya çıkan bir değişiklik durumunda hemen bir doktora müracaat edilmelidir. Zira melanom denilen cilt tümörlerinde erken teşhis ile tedavi şansı artmaktadır.
 
 
Erken teşhisin hayat kurtardığı düşünüldüğünde belirtileri bilmek son derece önemlidir ancak bu belirtilerin birine veya daha fazlasına sahip olmak kişinin kanser olduğu anlamına da gelmez.  
Yaşam şekli değişiklikleri ve çevresel faktörlerin düzenlenmesi ile birlikte kanser oluşumu üçte bir oranında azalır.
 
 
Doç. Dr. Turgut KAÇAN
İç hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji 
 
  • Kanser Haftası K.jpeg
  • Kanser Haftası1.jpeg
  • Kanser Haftası 2.jpeg
  • Kanser Haftası 3.jpeg
  • Kanser Haftası 4.jpeg
  • Kanser Haftası 5.jpeg
  • Kanser Haftası 6.jpeg
  • Kanser Haftası 7.jpeg